KZB Yangın Söndürme SistemleriKZB YangınSöndürme Sistemleri

Bakım

Yangın söndürücü ne sıklıkla dolum gerektirir?

Tesis yöneticilerinin en sık sorduğu soru bu. Cevap tek bir sayı değil: bakım, dolum ve hidrostatik test birbirinden farklı periyotlardır ve karıştırıldıklarında tesis korumasız kalır.

Kırmızı gövdeli toz tipi ABC yangın söndürme tüpü

Tesis yöneticilerinden ve iş güvenliği sorumlularından en sık duyduğumuz soru bu. Beklenen cevap genelde tek bir sayı oluyor — "şu kadar yılda bir" gibi. Ama pratikte üç ayrı işlem birbirine karışıyor ve asıl sorun buradan çıkıyor.

Üç farklı işlem, üç farklı periyot

Bir yangın söndürücünün ömrü boyunca yapılan işlemler birbirinden ayrıdır:

Kontrol (muayene). En sık yapılanı budur ve büyük kısmını kurum kendisi yapabilir: manometre ibresi yeşil bölgede mi, pim ve mühür yerinde mi, tüpün önü açık mı, etiket okunuyor mu, gövdede pas veya darbe izi var mı. Bu, dakikalar süren gözle bir kontroldür ve iki teknik bakım arasında sizi ayakta tutan şeydir.

Bakım. Teknik bir kontroldür; hortum, tetik mekanizması, contalar ve tüpün genel durumu değerlendirilir. Kontrolden daha kapsamlı, dolumdan daha sıktır.

Dolum. Söndürücü madde boşaltılıp yenilenir ve tüp yeniden basınçlandırılır. Dolum tarihi tüp üzerine işlenir.

Hidrostatik test. Tüp gövdesinin basınca dayanımının sınandığı işlemdir ve en uzun aralıklarla yapılır. Testi geçemeyen tüp hurdaya ayrılır.

Bu dördü karıştırıldığında ortaya çıkan tablo şu oluyor: kurum "geçen yıl bakım yaptırdık" diyor, ama tüpler yıllardır doldurulmamış oluyor.

Periyodu ne belirler?

Genel bir sayı vermek yerine bakılması gereken üç şey var:

  1. Tüpün üzerindeki etiket. Son dolum tarihi ve bir sonraki işlem bilgisi buradadır. Etiket okunmuyorsa ya da hiç yoksa, tüpün geçmişi bilinmiyor demektir — bu tek başına değerlendirme sebebidir.
  2. Üreticinin talimatı. Söndürücü tipine göre değişir; toz, karbondioksitli ve köpüklü söndürücülerin davranışı aynı değildir.
  3. Bulunduğu ortam. Nemli, tozlu, titreşimli ya da sıcaklık değişimi yüksek ortamlarda duran bir tüp, klimalı bir ofis koridorundaki tüple aynı hızda yaşlanmaz. Üretim tesislerinde bu fark ciddidir.

"Hiç kullanmadık, neden dolduralım?"

Kurumlarda en sık karşılaştığımız itiraz bu ve mantıklı görünüyor. Ancak toz söndürücülerde asıl mesele söndürücü maddenin kullanılıp kullanılmaması değil, zamanla topaklanmasıdır. Tüpün içindeki toz, titreşim ve nem etkisiyle sıkışıp kek haline gelebilir. Bu durumda tetiğe bastığınızda basınç çıkar ama toz gerektiği gibi püskürmez.

Manometrenin bunu göstermemesi de tam olarak bu yüzden kritiktir: manometre basıncı ölçer, içerideki tozun durumunu değil. Yeşil bölgede duran bir ibre, tüpün çalışacağının garantisi değildir.

Kısmen boşalmış tüp

Bu konuda esneme payı yok: tetiğe bir saniye basılmış bir söndürücü artık güvenilir değildir. Basınç kaçmaya başlamıştır ve ne kadar kaldığı dışarıdan bilinemez. Küçük bir olayda "birazcık" kullanılıp yerine geri asılan tüpler, gerçek bir yangında en sık hayal kırıklığı yaratan ekipmandır.

Doğru davranış: kullanılan tüpü hemen ayırın, yerine çalışır durumda bir söndürücü koyun ve boşalanı doluma gönderin.

Kurumlarda asıl sorun: takip

Yüzlerce söndürücüsü olan bir tesiste asıl mesele periyodun kaç yıl olduğu değil, kimin takip ettiğidir. Pratikte olan şu: ekipman bir kez alınır, ilk yıl düzenli bakım yapılır, sonra sorumlu kişi değişir ve liste kaybolur. Üç yıl sonra kimse hangi tüpün ne zaman doldurulduğunu bilmez.

Bunun çözümü teknik değil, idari:

  • Envanter tutun. Hangi lokasyonda, hangi bölümde, kaç tüp var ve son işlem tarihleri ne.
  • Takvimi envantere bağlayın. Tüplerin tamamı aynı tarihte alınmadıysa periyotları da aynı olmayacaktır.
  • Kaydı saklayın. Denetimde ekipmanın varlığı kadar bakımının yapıldığının gösterilmesi de beklenir.
  • Dolumu partiler halinde planlayın. Tüplerin tamamı aynı anda alınırsa tesis o süre boyunca korumasız kalır.

Aylık olarak kendiniz bakabileceğiniz beş şey

Periyodik teknik bakımın yerini tutmaz ama iki bakım arasındaki boşluğu kapatır:

  1. Manometre ibresi yeşil bölgede mi?
  2. Pim ve mühür yerinde mi?
  3. Tüpün önü açık mı, önüne malzeme yığılmış mı?
  4. Etiket okunuyor mu, tarih görülebiliyor mu?
  5. Gövdede pas, göçük ya da hortumda çatlak var mı?

Bu beş maddeyi bölüm sorumlularına aylık bir kontrol listesi olarak vermek, çoğu tesiste ciddi fark yaratıyor.

Özet

Yangın söndürücü dolumu için akılda tutulması gereken tek bir sayı yok; akılda tutulması gereken şey tüpün üzerindeki tarih ve kurumun elindeki envanterdir. Kontrol, bakım, dolum ve hidrostatik test farklı işlemlerdir ve karıştırıldıklarında tesis, kendini korunuyor sanırken korunmuyor olur.

Tesisinizin söndürücü envanterini çıkarmak ve bakım takvimini kurmak için bize ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Yangın tüpü kaç yılda bir doldurulur?
Tek bir genel sayı vermek doğru olmaz. Periyot; söndürücünün tipine, üreticinin talimatına ve tüpün bulunduğu ortamın koşullarına göre değişir. Belirleyici olan tüpün üzerindeki son dolum tarihi ile üretici bilgisidir. Tarihi geçmiş ya da etiketi okunmayan tüpler değerlendirilmelidir.
Bakım ile dolum aynı şey mi?
Değil. Bakım, söndürücünün durumunun kontrol edilmesidir ve daha sık yapılır. Dolum, içindeki söndürücü maddenin yenilenip tüpün yeniden basınçlandırılmasıdır. Hidrostatik test ise tüp gövdesinin basınca dayanımının sınandığı, en uzun aralıklı işlemdir.
Manometre yeşil bölgedeyse dolum gerekmez mi?
Manometre yalnızca o andaki basıncı gösterir; içerideki tozun topaklanıp topaklanmadığını göstermez. Basınç normal görünse de dolum periyodu dolmuşsa tüp yenilenmelidir.
Bir saniye kullanılan tüp tekrar yerine asılabilir mi?
Hayır. Tetiğe kısa süre basılmış olsa bile tüp basıncını kaybetmeye başlar ve bir sonraki yangında güvenle çalışacağının garantisi kalmaz. Kısmen boşalmış her söndürücü dolum gerektirir.

Yangın tüpü veya sistem için teklif alın

Yazıdaki konu işletmenizle ilgiliyse arayın ya da WhatsApp’tan yazın; Bolu, Yeniçağa, Gerede, Mudurnu ve Düzce’de yerinde bakıyoruz.

Hemen AraWhatsApp